Hizmet Sözleşmeleri Bakımından Korona Virüs Önlemleri Kapsamında Değerlendirme

Hizmet Sözleşmeleri Bakımından Korona Virüs Önlemleri Kapsamında Değerlendirme
Mart 18, 2020 sahin dost
dost hukuk ofisi

Hizmet Sözleşmeleri Bakımından Korona Virüs Önlemleri Kapsamında Değerlendirme

Korona Virüs (Covid-19) olarak bilinen solunum yolu bulaşıcı hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 9 Mart 2020 tarihli raporuna göre 100’den fazla ülkede 109 bin teyit edilmiş küresel vakayla kayıtlara geçmiştir. DSÖ tarafından, Corona Virüs için 2 Mart 2020 tarihinde küresel risk seviyesini “yüksekten”, “çok yüksek” seviyesine çıkarılmış, ayrıca “Uluslararası Kamu Sağlığı Acil Durumu” ilan edilmiştir.

 

Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Koronavirüs Bilim Kurulu’nun önerileri kapsamında, tüm kurumlar tarafından salgının önlenmesi için çalışmalar başlatılmış ve insanların evlerinde kalmaları, sosyal izolasyona girmeleri şiddetle tavsiye edilmiştir.

İçişleri Bakanlığı tarafından 16.03.2020 tarihinde bildirilen genelge ile “ tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine durdurulmuştur. “

 

Gerek İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ile gerek başka idari tedbirler çerçevesinde alınan kararlar ile ve gerekse salgından kaynaklı olarak işyerlerini kapatmak zorunda kalan işyerleri için,  mevcut sözleşmeler yönünden hukuki bir değerlendirme sunulmaktadır.

 

Bir sözleşmede tarafların yükümlülüklerin ifası, sözleşmenin imzalanmasını müteakip değişen koşullardan etkilenmemelidir. Bu nedenle taraflar aralarındaki sözleşmenin hükümlerine aynen uymakla yükümlüdür. Bununla birlikte taraflar  kendi kontrolleri dışında gelişen bazı durumlar veya şartlar nedeniyle yükümlülüklerini yerine getirememektedirler. Bu durumda, gerekli koşulların gerçekleşmesi halinde, belirtilen bu durumdan ifası etkilenen taraf Türk hukuku kapsamında “ifa imkânsızlığı” hükümlerine dayanabilecektir.

 

Salgın hastalık ve bu kapsamda alınan idari tedbirler kapsamında işyerlerini kapatmak zorunda olan işyerleri, hizmet borçları yönünden Türk Borçlar Kanununun 136. Maddesi kapsamsında bir ifa imkansızlığı söz konusudur. İşyerinde hizmetin sağlanması mümkün değildir.

 

Örneğin bir düğün salonu idari karar nedeni ile düğün salonu olarak kullanılamamaktadır. Bu durumda önceden sözleşme ile belirlenen tarih ve şartlarda bir düğün organizasyonu da yapılamayacaktır.

 

Tüketici hukuku yönünden de mücbir sebep nedeni ile ifa edilemeyen bir hizmet söz konusu olmaktadır. Bu durumda tüketici olan evlenecek çift tek taraflı irade beyanları ile sözleşmeyi feshedebilirler. Bu halde hizmet sağlayıcının 14 Gün içerisinde almış olduğu ücret veya kaporayı iade etme zorunluluğu bulunmaktadır. Aynı şekilde hizmet sağlayıcı da hizmeti vermesinin idarenin almış olduğu karar neticesinde mümkün olmadığını beyan edebilir. Bu halde de tüketici hizmetin verilmemesi nedeni ile herhangi bir şekilde tazminat talep edemeyecektir.

 

Her iki tarafın anlaşması ile de sözleşme ileri bir tarihe ertelenebilir.

 

İfa imkansızlığı veya ifanın aşırı derecede güçleşmesine dair kanun hükümleri çoğunlukla bir mücbir sebep halinin veya bazı önem arz eden durumlarda ekonomik koşulların değişmesi hallerinde uygulanır. Türk hukuku kapsamında mücbir sebep, sözleşmenin haklı nedenle fesih hallerinden biri olmasına rağmen, mücbir sebebi tanımlayan veya objektif ölçütlerini belirleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple Yargıtay, her bir davayı kendi içindeki özel durumları dikkate alarak değerlendirmektedir.

 

 

 

 

0 Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*